Bir Yılda Neler Oldu?

Oğlum eşcinsel değildir, kayıtlara geçsin.

30 Ağustos 2012 günü, Türk gazetelerine bir haber düştü. Ailesinin şiddetinden kaçan on yedi yaşındaki R. sığındığı evden amcası tarafından silah zoruyla çıkarılmış, dövülmüş, babası tarafından on dört kez kurşunlanmış ve cesedi yol kenarına atılmıştı. On yedi yaşındaki bir bedene on dört kurşunun nasıl sığdığı sorusu bir yana, babasının bu derece kinlenmesinin sebebini merak etti insanlar? Ne yapmıştı R.? Adam mı öldürmüştü, hırsızlık mı yapmıştı, cinayet mi işlemişti, tecavüz mü etmişti? Ne yapmıştı da ailesinin namusunu (!) ancak on dört kurşunla temizlenebilecek kadar kirletebilmişti?

Davası da görüldü R.’ nin. Devlet baba, baba ve iki amcayı suçluyordu R.’ nin ölümü için. R.’ yi doğuran kadın, sözlüklerde anne diye de geçebilir, amcalar için yaptığı suç duyurusunu  geri çekerken mahkeme salonunda şöyle haykırdı: “Oğlum eşcinsel değildi, kayıtlara geçsin.”

Kadın, oğlunu öldürenlerden şikayetçi olmadı. Oğul eşcinsel değildi. Yok ederseniz, inkar ederseniz, silerseniz bedenini dünyadan oğul hiç eşcinsel olmamış olurdu. Namusumuz temizdir, kayıtlara geçsin.

22 Mart 2013 günü, Asperger sendromlu eşcinsel bir genç olan Steven Simpson’ ın muhtemelen tek dileği on sekizinci yaş günü kutlamaktı. Bunun yerine saldırıya uğradı, saldırgan üstüne masaj yağı döktükten sonra Steven’ı ateşe verdi. Steven kurtulamadı. Annesi oğlunu reddetmedi.

Ankara’da eşcinsel genç Umut Göktuğ Söyler, öz ailesi tarafından kaçırıldı! Önce tehdit edildi ailesi tarafından, savcılığa başvurdu, hiçbir şey olmadı. Babası şakağına silah dayadı, tehdit etti, hiç kimsenin ifadesi bile alınmadı. Kaçırıldıktan sonra Umut avukatını aradı gizlice, yardım istedi. Umut daha ölmedi, nerede olduğu bilinmiyor, kimse hakkında yakalama kararı çıkarılmadı.

Transseksüel Seda kayboldu. 8 mart günü evinin yakınlarında darp edilmiş şekilde bulundu. Seda 10 Mart günü öldü.

Bir avuç cesur anne baba Benim Çocuğum diye bir film çekti. Bir ülkenin meclisinde bu film gösterildi. Filmi sadece altı vekil izledi.

Eşcinsel olduğu için hakemlik yapmasına izin verilmeyen Halil İbrahim Dinçdağ’ ın TFF’ ye açtığı davanın yedinci celsesi geride kaldı. Hiçbir gelişme olmadı.

İngiltere, Yeni Zelanda, Fransa, Uruguay eşcinsellerin evlenme hakkını tanıdı. Bir ülkenin başbakanı eşcinsel çiftlerin ahlaksız olduğunu söyledi.

Papa 16. Benedikt eşcinsel evliliklerin barışa ve adalete zarar verdiğini savundu. O istifa etti, onun yerine alemin en homofobik kardinali atandı.

Yüzlerce trans şiddet gördü, aşağılandı, öldürüldü. Medya hiç birine yer vermedi.

Ve şimdi, bu blogdaki ilk homofobi yazısının yazılmasından tam bir sene sonra, kocaman ve karanlık bir yılı geride bırakmışken, yeni bir 17 Mayıs’ ın daha eşiğindeyken hâlâ vicdanı olan her birey kendine şu soruyu sormalı: On yedi yaşındaki bir çocuk on dört kurşunla bu dünyadan zorla silinmeyi hak edecek kadar ağır ne yapmış olabilirdi?

Mehmet Başat TEPE

TurkMSIC İstanbul LORA 2012-13