Doğum Kontrol Yöntemleri ve Küretaj

DOĞUM KONTROL YÖNTEMLERİ VE KÜRTAJ

Aile planlaması, ailenin veya bireyin istenilen zamanda istenilen sayıda çocuğa sahip olmasını amaçlanarak uygulanan işlemlerin bütünüdür. Bu hizmetler;  Sağlık Evleri, Sağlık Ocakları ve Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Merkezleri tarafından verilmektedir ve bu hizmetlerin halka ulaştırılmasında bu merkezler kilit rol oynamaktadır. Bazı yöntemler eczaneler aracılığıyla temin edilebilirken bazı yöntemler ise devlet hastanelerinin, doğumevlerinin aile planlaması kliniklerinde verilebilmektedir.

Bu işlemler ailenin veya bireyin çocuk sahibi olmasını teşvik edecek tedavi yöntemlerini kapsadığı gibi aile veya bireyin çocuk sahibi olmasını önleyecek yöntemleri de kapsamaktadır. Bu yazıda aile veya bireyin çocuk sahibi olmasını önleme amaçlı kullanılan “Doğum Kontrol Yöntemleri” (Kontrasepsiyon) tanıtılacaktır.

Doğum kontrol yöntemleri genel olarak aile veya bireyin rızaları dışında çocuk sahibi olmalarını önleme amaçlı yöntemleri kapsamaktadır. Bu yöntemlerden bazıları aynı zamanda cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar (CYBE)’dan korunma amaçlı da kullanılmaktadır.

Doğum kontrol yöntemleri iki farklı şekilde gruplanabilir. Bunlardan birincisi: Erkeğe ait yöntemler ve kadına ait yöntemler şeklinde gruplamadır. İkinci gruplama ise bariyer yöntemler, hormonal yöntemler,rahim içi araçlar(RİA), doğal metodlar ve kalıcı yöntemler(kısırlaştırma yöntemleri) şeklindedir. Bu yazıda yöntemler kadına ait yöntemler ve erkeğe ait yöntemler şeklinde gruplandırılmıştır.

Kadına Ait Doğum Kontrol Yöntemleri

Kadına ait doğum kontrol yöntemleri, kadının fizyolojik ve anatomik özelliklerinden yararlanılarak hazırlanmış ve kullanılmakta olan yöntemlerdir. Bunlar;

Geçici yöntemler (Bırakıldığında gebe kalınabilen yöntemler)

  • Gebeliği Önleyici Haplar
  • Rahim İçi Araç
  • Gebeliği Önleyici İğneler
  • Deri altı kapsülleri (İmplant)
  • Kadın Kondomu
  • Diyafram
  • Sperm Öldürücüler (Spermisidler)

Kalıcı yöntemler (Uygulandıktan sonra artık gebe kalınamayan yöntemler)

  • Tüplerin Bağlanması (Tüp Ligasyonu) [Sterilizasyon]

Gebeliği Önleyici Haplar

Kadınlık hormonlarını (östrojen ve progesteron) içeren haplardır. Her gün düzenli olarak alındığında gebelikten korur. Bu koruma etkinliğini hormonal olarak gerçekleştirir. Yumurtalıklardan (over) yumurta hücresinin gelişip atılmasını engelleyen bu ilaçlar aynı zamanda rahim ağzındaki sıvıyı da koyulaştırarak erkek üreme hücresinin (sperm) rahim içinde hareketini zorlaştırır.

Doğru kullanıldığında %99 etkilidir. Cinsel ilişkiyi kesintiye uğratmaz ve bırakıldığında kişi tekrar gebe kalabilme kabiliyetini kazanır.

Geçici olarak ilk 3 ayda bulantı, kilo artışı, baş ağrısı, adet kanaması miktarında azalma, ara kanamalar ve lekelenme görülebilir. Anne sütünün kalitesini bozar ve miktarını azaltır. Cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı korumaz.

Hapa başlamadan önce bir sağlık kuruluşundan MUTLAKA DANIŞMANLIK alınmalıdır. Hap adetin ilk 5 günü içinde alınmaya başlanmalıdır.

Kullanılan hap 28'lik paketlerdeyse, paket bitene kadar her gün bir tane hap içilir. Paket bitince, ara vermeden yeni bir pakete başlanır, adet beklenmez.

Kullanılan hap 21'lik paketlerdeyse, üç hafta boyunca her gün bir tane hap alınır, 21 tane hap bittiğinde 7 gün ara verilip, yeni bir pakete başlanır, adet beklenmez.

Hap alınması 1 gün unutulursa, unutulan hap hatırlandığı anda alınmalıdır. Daha sonraki hap her zaman içildiği vakitte alınır. Hap alınması üst üste 2 gün unutulursa en geç 72 saat içinde mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

Her gün hap almayı hatırlayabilecek kadınlar, adet kanamaları fazla miktarda, düzensiz, aşırı ağrılı olan kadınlar, adet öncesi rahatsızlık yaşayanlar (gerginlik, baş ağrısı, vücutta sıvı tutulması), henüz kürtaj olmuş veya kendiliğinden düşük geçirmiş kadınlar, yeni doğum yapmış ancak emzirmeyen kadınlar (3 haftadan sonra kullanabilirler) yöntemi kullanabilirler.

Yöntem; meme kanseri, tanısı ya da şüphesi olanlar, nedeni bilinmeyen vajinal kanaması olanlar, 35 ve daha yukarı yaşta olup günde 15'den fazla sigara içen kadınlar, damar sertliği, damar tıkanıklığı, tansiyonu yüksek (kan basıncı >160/100 mm/hg) ve felç     öyküsü olanlar , karaciğer hastalığı olanlar (hastalık devam ettiği sürece), şeker hastaları, safra kesesi hastalığı olanlar yeni ameliyat geçirmiş ya da ameliyata hazırlananlar, emziren anneler, migren tanısı olanlar, HIV + olup  anti retro viral tedavi alanlar için uygun değildir.

Rahim İçi Araç(RİA,Spiral)

Rahim içine yerleştirilen küçük plastik bir araç olan spiral(RİA) spermin kadın yumurta hücresi ile buluşmasını engeller. Bakır iyonu ve hormon içeren türleri bulunmaktadır. Bu sayede hem kimyasal hem de mekanik bir koruyuculuk sağlar.

%98 etkili bir yöntemdir. Uzun süre gebelikten korur. Bakırlı olanların 10 yıla varan  koruyuculukları vardır. Bir kere uygulanınca gebelikten korunmak için başka bir şey gerektirmez. Çıkartıldığında ise hemen gebe kalınabilir.

Hiçbir ilaçla etkileşimi olmadığı gibi cinsel birlikteliği de kesintiye uğratmaz.

Mutlaka bir sağlık kuruluşunda uygulanması gereklidir. Bazı kadınlarda uygulama ve çıkarma işlemi ağrılı olabilir. Uygulamayı takip eden ilk aylarda kasık ağrısı, lekelenme ve adet miktarında artma veya adet süresinde uzama olabilir.

Cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı korumaz.

Rahim içi araç (RİA) uygulatmadan önce bir sağlık kuruluşundan MUTLAKA DANIŞMANLIK alınmalıdır.

Eğitilmiş sağlık personeli tarafından gebe olunmadığından emin olunan herhangi bir zamanda rahmin içine yerleştirilir.

Kullanım süresi sonunda RİA değiştirileceği zaman ara vermeden hemen yenisi uygulanabilir; rahmi dinlendirmeye gerek yoktur.

Herhangi bir yakınma yoksa, RİA uygulandıktan sonra ilk kontrole 1'inci ayın sonunda, diğer kontrollere yılda 1 kez gidilmelidir.

Uzun süre korunmak isteyenler, ileri yaşta olup sterilizasyon istemeyenler, yeni doğum yapmış emziren kadınlar, kürtaj olmuş ya da kendiliğinden düşük yapmış kadınlar,  diğer yöntemleri kullanmakta zorluk çekenler yöntemi kullanabilirler.

Gebeler ya da gebelik şüphesi olanlar, kısa (bir yıldan az) sürede yeniden çocuk sahibi olmak isteyenler adetleri aşırı ağrılı ve adet kanaması çok fazla olan kadınlar , rahminde veya diğer üreme organlarında kronik iltihap bulunanlar, rahminde veya diğer üreme organlarında yapısal bozukluğu olanlar rahminde veya diğer üreme organlarında kanser olanlar, birden fazla cinsel eşi olanlar (kendisinin veya eşinin.) yöntemi kullanmamalıdır.

Gebeliği Önleyici İğneler

3 ayda bir olmak kaydıyla düzenli olarak uygulanan ve içinde kadınlık hormonu (progesteron) bulunduran iğnelerin uygulanması bir diğer doğu  kontrol yöntemidir. Etkisini doğum kontrol haplarıyla aynı prensibe dayanarak gösterir.

Doğru kullanıldığında % 99 etkilidir. Emziren annelerin kullanabildiği, östrojen kullanımı konusunda problemleri olan bireylerde kullanılabilir.  Adet kanamalarında artma veya azalma, lekelenme ve kesilme yapabilir. Kişide kilo artışı görülebilir. Doğurganlığın geriye dönüşü gecikebilir.

Cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı koruyucu değildir.

3 aylık iğne kullanmaya başlamadan önce bir sağlık kuruluşundan MUTLAKA DANIŞMANLIK alınmalıdır. Sağlık personeli tarafından 3 ayda bir kas içine (kola ya da kalçaya) enjekte edilir. İğne yapıldıktan sonra iğne yeri ovulmamalıdır.

En az 2 yıl gebe kalmak istemeyen kadınlar, 35 yaş üzerinde ve sigara içen kadınlar 18-45 yaş arasındaki kadınlar,Emziren kadınlar (6 haftadan sonra),  henüz kürtaj olmuş veya kendiliğinden düşük geçirmiş olan kadınlar (ilk 7 gün içerisinde), adet düzensizliği ve amenoreden (adetten kesilme) rahatsızlığı duymayacak kadınlar, östrojen hormonu içeren yöntemleri kullanamayanlar, tüberküloz (verem) veya epilepsi (sara) tedavisi görmekte olanlar, HIV + olup anti retro viral tedavi olanlar yöntemi kullanabilirler.

Meme kanseri, tanısı ya da şüphesi olanlar, nedeni bilinmeyen vajinal kanaması olanlar , karaciğer hastalığı olanlar (hastalık devam ettiği sürece), kalp krizi ve felç geçirmiş olanlar, damar tıkanıklığına bağlı kalp hastalığı (koroner arter hastalık) ve ağır hipertansiyonu olanlar, 20 yıldan uzun süredir göz, böbrek veya sinir sistemi hasarıyla birlikte şeker hastalığı (diyabet) olanlar, hipertansiyon hastaları için yöntem uygun değildir.

Deri Altı Kapsülleri (İmplant)

Bireyin üst koluna deri altına yerleştirilen 4 cm uzunluğunda ve 0,2 cm çapında olan 3 yıl süre ile doğum kontrolü sağlayan bir çubuğun (implanon) kullanılmasıdır.

Eğitim almış hekim veya hemşire tarafından basit bir yöntemle uygulanır. Kadının yumurtalıklarında yumurta hücresinin gelişip atılmasını, rahim ağzındaki salgıyı koyulaştırarak erkek tohum hücrelerinin rahim içine girmesini ve rahim iç tabakasını incelterek gebelik ürününün yerleşmesini engeller.

Menarştan menopoza her yaşta güvenle kullanılabilir. Hatırlamayı gerektirmez ve gebelikten korunmada en etkili yöntemdir. İmplanon çıkarıldığında gebe kalabilme kabiliyeti 3 ay içerisinde geri döner. Anne sütünün kalitesini ve miktarını etkilemez.

Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara karşı koruyucu değildir.

Uzun ya da sürekli korunma isteyen menarştan menopoza tüm kadınlar, istediği kadar çocuğu olup sterilizasyon istemeyen kadınlar, östrojen içeren aile planlaması yöntemlerini kullanamayan kadınlar, emziren anneler (6. haftadan sonra), sigara içenler için uygun yöntemdir.

Meme kanseri mevcudiyeti olanlarda, tanı konulmamış vajinal kanaması olanlarda, emziren annelerde doğum sonrası ilk 6 hafta, karaciğer hastalığı olanlarda, tüberküloz, epilepsi, iskemik kalp hastalığı ve hipertansiyon olanlarda yöntem uygun değildir.

Kadın Kondomu

Kadınlar tarafından kullanılan yumuşak ve ince poliüretan tabakasından yapılmış, haznenin içini tümüyle kaplayan, iç ve dış olarak iki değişik boyda halkası olan tek taraflı kapalı silindir bir kılıftır.

Kadın kondomu, hazne içini ve rahim ağzını örterek, cinsel ilişki sırasında erkekten

atılan meninin içerisindeki spermlerin kadının rahmi içine girmesini önler.

Doğru kullanıldığında %95 etkilidir. Cinsel  yolla bulaşan enfeksiyonlara karşı da koruma sağlar!

Dış genital kısmın da "örtülmüş" olması nedeniyle HPV'ye karşı korunma sağlayıp, rahim ağzı kanser riskini azaltır.

Poliüretandan yapılmış olması sebebiyle, erkek prezervatiflerinde bulunan lateks maddesine karşı alerjik olan kadınlar (ve erkekler) için bir seçenek oluşturur.

Kadının adetli olduğu dönemlerde de kullanılabilir.  Kadın kondomu ilişkiden saatlerce önce takılabilmektedir. Kondomu takmak için ilişkiyi bölmeye gerek kalmamaktadır. Alınmasında reçeteye ihtiyaç yoktur.

Doğru bir yerleştirme deneyim gerektirir. Fiyatı erkek prezervatifine göre nispeten daha pahalıdır.

Gebelikten korunmak isteyen üreme çağındaki kadınlar için, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan korunmak isteyen kadınlar için , seyrek cinsel ilişkide bulunanlar için, başka yöntem kullanılamayan hastalıklara sahip bireyler için uygun yöntemdir.

Poliüretan alerjisi olanlar için uygun değildir.

Diyafram

İnce kauçuktan yapılmış, rahmin ağzını örten şapka şeklinde bir araçtır. Spermlerin hazneden(vajinadan) rahme geçmesini engeller.

Doğru kullanıldığında %94 etkilidir. Uygulanması konusunda eğitilen kadınlar, kendi kendilerine uygulayabilir.

Cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı kısmen koruyucudur.

Sadece cinsel ilişki sırasında kullanılması gerekir. 6 saat öncesinden yerleştirilebileceği için cinsel ilişkiyi kesintiye uğratmaz. Emziren kadınlar da kullanabilir. Aynı diyaframı 2 yıl süreyle kullanmak mümkündür.

Koruma etkisi RİA, hap, iğne, Norplant gibi modern yöntemlerden daha düşüktür. Önceden yerleştirilmediği takdirde cinsel ilişkiyi kesintiye uğratabilir.

Yerleştirme tekniğini öğrenebilen kadınlar, diğer yöntemleri uygulamakta zorluk çeken kadınlar için uygun bir yöntemdir.

Vajina, rahim ya da rahim ağzında şekil ya da pozisyon bozukluğu olan kadınlar, mesanesi ve rahmi aşağı sarkmış olan kadınlar, sık sık mesane iltihabı geçiren kadınlar, kauçuk ya da spermiside alerjisi olan kadınlar, son 6 hafta içinde doğum yapmış olan kadınlar, toksik şok sendromu öyküsü olan kadınlar için uygun bir yöntem değildir.

Sperm Öldürücüler (Spermisidler)

Fitil,köpük veya tablet biçiminde olabilirler. Vajinaya yerleştirilen spermisid spermleri öldürerek işlev görür.

Doğru kullanıldığında % 94 etkilidir. En çok 1 saat önceden uygulanabilir. Böylece cinsel ilişki kesintiye uğramaz. Bazı cinsel yolla bulaşan hastalıklarda koruyucudur. Emziren kadınlarda kullanılabilir.

Fitil, tablet, köpük ve diğer sperm öldürücüler kullanılmaya başlamadan önce bir sağlık kuruluşundan MUTLAKA DANIŞMANLIK alınmalıdır.

Fitil ve diğer sperm öldürücüler (spermisidler) her cinsel ilişkiden 15 dakika önce hazneye bir adet (olabildiğince derine) yerleştirilir.

Koruyucu etkileri 1 saat sürer. Uygulamadan sonra bir saat geçmişse ya da ikinci kez cinsel ilişki olacaksa yeniden spermisid uygulanmalıdır. İlişkiden sonra spermisidin etkili olabilmesi için 6 saat süreyle hazne yıkanmamalıdır.

Spermisid uygulamadan önce eller sabunla yıkanmış ve kuru olmalıdır. Her ilişki için yeni bir spermisid kullanılmalıdır.

Geçici korunma isteyenler için uygun bir yöntemdir.

Fitillerin içerdiği kimyasal maddelere alerjisi olanlar, cinsel ilişkiden hemen sonra hazneyi yıkama alışkanlığı olanlar, hazne ya da rahim ağzında şekil bozukluğu olanlar için uygun bir yöntem değildir.

Tüp Bağlanması (Tüp Ligasyonu)

Sağlıklı bir kadında yumurta yumurtalıklardan atıldıktan sonra fallopi tüpleri denen kanal sistemiyle rahme ulaşır. Yumurta fallopi tüpündeyken sperm ile karşılaşırsa döllenme gerçekleşir. Tüp ligasyonu yönteminde ise fallopi tüpleri cerrahi olarak işlevsiz hale getirilir ve yumurta spermle karşılaşmaz. Böylece döllenme ve dolayısıyla gebelik gerçekleşmez.

%100’e yaklaşan başarı oranı vardır ve geri dönüşümsüzdür. Yani tüpleri bağlanan bir kadın artık doğal yollar ile çocuk sahibi olamaz. Tüpleri bağlı olan bir kadının çocuk sahibi olması tüp bebek yöntemi (in vitro fertilizasyon) ile gerçekleştirilebilinir.

Cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı koruyucu olmayan yöntem kadında herhangi bir cinsel istekte azalmaya,adet düzensizliğine neden olmaz.
Evli kimseye sterilizasyon ameliyatının uygulanması, eşinden, ayrıca, izin belgesi alınmasına bağlıdır.

Bu işlemi yaptırmaya bilinçli ve gönüllü olarak karar veren çiftler, kesinlikle bir daha çocuk sahibi olmak istemeyenler, çocuk sahibi olması sakıncalı olan kişiler için uygun bir yöntemdir.

İstediği sayıda çocuğu olmayanlar, kendisi ya da eşi, ileride başka çocuk isteyebilecek olanlar, kararından emin olmayanlar, baskı altında karar vermiş olanlar için uygun bir yöntem değildir.

Erkeğe Ait Doğum Kontrol Yöntemleri

Erkeğe ait yöntemler erkeğin anatomik ve fizyolojik özelliklerine göre hazırlanmış yöntemlerdir. Bunlar;

Geçici yöntemler (Bırakıldığında gebe bırakabilme kabiliyeti olan yöntemler)

  • Kondom (Kaput, Kılıf, Prezervatif)

 Kalıcı yöntemler ( Uygulandıktan sonra artık gebe bırakabilme kabiliyeti olmayan yöntemler)

  • Kanalların Bağlanması (Vazektomi)

Kondom (Kaput,Kılıf,Prezervatif)

Erkekler için bir çeşit kauçuktan üretilmiş ince bir kılıftır. Cinsel ilişki sırasında erkekten atılan meninin kadın vajinasına boşalmasını engelleyerek gebelikten korur.

Doğru kullanıldığında % 97 etkilidir. Her yaştaki erkek tarafından sorunsuzca kullanılabilir.

Ucuz bir yöntem olduğu kadar vücut sıvılarının temasını da engellediği için çeşitli cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan (HIV-AIDS, Bel Soğukluğu, Frengi…) korunmayı sağlar.

Her cinsel ilişkide yeni kondom kullanılmalıdır. Her kondom yalnızca 1 kez kullanılır.

Kondomlar kendi kayganlaştırıcı özellikleri sayesinde ek kayganlaştırıcıya ihtiyaç duymazlar. Vazelin gibi petrol bazlı kayganlaştırıcılar kondom yapısını bozarak istenmeyen gebeliklere neden olabilirler!

Kondoma rağmen kayganlaştırıcı gereken durumlarda su bazlı kayganlaştırıcılar tercih edilmelidir.

Korunmak isteyen her yaştaki erkekler, cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmak isteyenler, başka yöntemleri kullanamayanlar, seyrek cinsel ilişkide bulunanlar, vazektomi sonrası geçici olarak korunması gerekenler için uygun bir yöntemdir.

Kauçuğa alerjisi olanlar için uygun bir yöntem değildir.

Kanalların Bağlanması (Vazektomi)

Erkeklerde testislerde (hayalar) oluşan sperm hücreleri sperm kanalı vasıtasıyla depolanan keseye gelir ve oradan da dış ortama açılır.

Vazektomi, erkeğin sperm kanallarının ameliyatla bağlanmasıdır. Uygulandıktan sonra erkek artık gebe bırakamaz. Sperm kanallarının bağlanması, erkeğin görünümünde, cinsel arzu ve yeterliliğinde, cinsel doyumunda, erkeklik organının (penisinin) sertleşmesinde ve boşalmasında hiçbir değişiklik yapmaz, bütün bu olaylar eskisi gibi devam eder.

Dışarı atılan menide sperm yoktur. Vücutta oluşan sperm hücreleri ise vücut tarafından emilir.

Yaklaşık % 100 etkili bir yöntemdir. Cerrahi müdahale sonucu erkeğin gebe bırakma yeteneği sonlanmış olur. Cinsel ilişkiyi kesintiye uğratmayan ve geri dönüşü olmayan bir yöntemdir (çok az da olsa mikrocerrahi ile geri dönüş mümkün olabilmektedir;ancak geri dönüş zor ve pahalı bir yöntemdir.)

Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara karşı koruyuculuğu bulunmaz.

Evli kimseye sterilizasyon ameliyatının uygulanması, eşinden, ayrıca, izin belgesi alınmasına bağlıdır

Bu işlemi yaptırmaya bilinçli ve gönüllü olarak karar veren çiftler, kesinlikle bir daha çocuk sahibi olmak istemeyenler, çocuk sahibi olması sakıncalı olanlar için uygun bir yöntemdir.

İstediği sayıda çocuğu olmayanlar, kendisi ya da eşi, ileride başka çocuk isteyebilecek olanlar, kararından emin olmayanlar, baskı altında karar vermiş olanlar için uygun bir yöntem değildir.

Geleneksel Yöntemler

Geleneksel yöntemler gerek kadın fizyolojik özelliklerinden yararlanılarak gerekse erkeğin vajina içine boşalmasının gerçekleştirilmemesi şeklinde uygulanan geçerliliği ve başarı oranı son derece düşük yöntemlerdir.

  • Geri çekme

Cinsel birleşme sırasında boşalma gerçekleşmeden önce erkeğin penisini vajinadan çıkararak dışarı boşalmasıdır. Başarı oranı % 24-27’dir. Son derece düşük olan bu oran erkeğin boşalma sırasında geç geri çekilmesi veya boşalma öncesi penisten gelen sıvı (precum) içerisinde bir miktar sperm olabilmesinden ötürü oluşur.

Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara karşı koruyuculuğu bulunmaz!

  • Takvim yöntemi

Kadınların adet dönemi ile adet sonrası dönemindeki doğurganlık süresinin hesaplanarak doğurgan olmadığı zamanlar cinsel ilişkiye girilmesi yöntemidir; ancak düzensiz adet, düzensiz yumurtlama, spermin rahim içinde 3-4 gün yaşayabilmesi gibi sebeplerden ötürü başarı yüzdesi epeyce düşüktür.

Ayrıca yöntemin cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara karşı koruyuculuğu bulunmaz!

Acil Kontrasepsiyon

Yukarıda belirtilmiş herhangi bir yöntem kullanılmadan gerçekleşmiş cinsel ilişki veya kazalar (kondom yırtılması vs.) gibi durumlarda acil kontrasepsif uygulaması yapılabilir. Bu acil kontraseptif hormonal veya mekanik olabilir.

İlişki sonrası hormanal kontrasepsiyon (ertesi gün hapı) ilk 72 saat içerisinde uygulanmalıdır. Bir diğer yöntem ise ilişki sonrası RİA uygulanmasıdır ve ilk 5 gün içerisinde gerçekleştirilmelidir.

Hormonal yöntemde döllenmiş yumurtanın rahim içine yerleşmesi hormonal seviyede engellenir. RİA ise döllenmeyi veya döllenmiş yumurtanın rahim içine yerleşmesini önler. Hormonal yöntem % 75-80 oranında etkiliyken RİA yöntemi % 99 etkilidir.

Acil kontrasepsiyon için mutlaka danışmanlık alınmalıdır ve RİA eğitimli bir sağlık personeli tarafından uygulanmalıdır.

Acil kontrasepsiyon yöntemlerinin cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara karşı koruyuculuğu bulunmadığından bireylerin sağlık kuruluşlarına başvurarak gerekli testleri yaptırmaları uygundur.

KÜRTAJ (RAHİM TAHLİYESİ)

Modern doğum kontol yöntemleri ve acil kontrasepsiyon yöntemlerine rağmen kişi istenmeyen gebeliğe maruz kalmış ise bir yöntem de halk arasında “kürtaj” olarak bilinen gebeliğin isteğe bağlı sonlandırılması işlemidir.

Kürtajın kelime anlamı “kazımak”tır; ama burada adı geçen kürtaj halk arasında, küçük hamileliklerde rahim içerisindeki ceninin tıbbi müdahale ile alınması kastedilmektedir.

Kürtaj ayrıca teşhis amaçlı da yapılabilir. Rahim iç duvarından kazınarak örnek alınıp incelenmesi de kürtaj olarak adlandırılır.

Ülkemizde istenmeyen gebeliğin sonlanması amaçlı kürtaj, gebeliğin onuncu haftası doluncaya kadar kadının sağlığı açısından tıbbi sakınca olmadığı takdirde, istek üzerine uygulanır. İşlem kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarınca yapılır.

Gebelik süresi on haftayı geçen sağlıklı kadınlarda, rahim tahliyesi yapılamaz.

On haftayı geçen gebelikte derhal müdahale edilmediği takdirde kadının hayatını ya da hayati organlarından birini tehdit eden acil hallerde rahim tahliye edilir.

Rahim tahliyesi, resmi yataklı tedavi kurumlarıyla özel hastanelerde yapılır.

On haftayı geçmeyen gebeliklerde yapılacak rahim tahliyesinde ise gebe kadın,

  • Reşitse kendisinden,
  • Küçükse kendisinin rızası alınmakla birlikte velisinden,
  • Vesayet altında bulunup da reşit ya da mümeyyiz değilse, kendisinden ve

vasisinden (Bu halde ayrıca sulh hakiminden de izin alınması gerekir),

  • Evliyse eşinden,

gerekli izin belgesinin alınmış olması gerekmektedir.

İzin Belgesi Aranmayacak Haller 

Akıl maluliyeti nedeniyle şuur serbestisine sahip olmayan gebe kadın hakkında rahim tahliyesi için kendi rızası aranmaz.

Veli ya da sulh mahkemesinden izin alınmasının zamana ihtiyaç gösterdiği ve derhal müdahale edilmemesinin hayatı ve hayati organlardan birini tehdit ettiği acil hallerde izin şartı aranmaz.

Serdar ŞEN

Hacettepe YK ’11-’12 LORA

KAYNAKLAR

1-    http://www.ailehekimligi.gov.tr ; 12.04.2012 tarihinde 20.00-22.00 arası giriş yapılmıştır.

2-    Aile Planlaması Danışmanlığı Katılımcı Kitapçığı, T.C. Sağlık Bakanlığı,Ankara,2005

3-    Rahim Tahliyesi ve Sterilizasyon Hizmetlerinin Yürütülmesi ve Denetlenmesine İlişkin Tüzük,Karar S.: 83/7395

4-    Klinik Yönleriyle İnsan Embriyolojisi, Moore-Persaud, 6.baskıdan çeviri,Nobel Tıp Kitabevleri,2002