Seks İşçiliği Onurlu Bir Meslektir

17 Aralık Dünya Seks İşçilerine Yönelik Şiddetle Mücadele Günü, dünyanın çeşitli ülkelerinde seks işçilerinin bir araya geldiği, kendilerine ve çalışma arkadaşlarına yönelik şiddeti protesto ettikleri, şiddetle mücadele stratejisi geliştirdikleri etkinlikleri organize ettikleri bir gündür.

 

Seks işçiliği, kişilerin belirli bir gelir ya da çıkar karşılığında cinsel hizmet sunmalarıdır. Darp, bıçaklı/silahlı saldırı, tecavüz, işkence ve duygusal/psikolojik şiddet gibi eylemler seks işçilerinin günlük hayatta maruz kaldıkları şiddet türleridir.

 

Türkiye’de seks işçilerine yönelik şiddet ile ilgili yapılan çalışmaların sayısı oldukça sınırlıdır. Son dönemde seks işçileri ile birlikte çalışan veya bizzat seks işçilerinin kurduğu STK’ların bu konu ile ilgili çalışmaları göze çarpmaktadır.

 

2004 yılında Birleşmiş Milletler’in desteği ile Madrid’de düzenlenen Uluslararası Kadın Ticareti ve Kadına Karşı Şiddet Kongresinin raporu, Türkiye’yi %75’lik bir oran ile seks işçisi kadınların en çok şiddet gördüğü 9 ülkeden biri olarak tanıtmıştır.

 

Kırmızı Şemsiye’nin Aralık 2014’te yayınladığı “Türkiye’de Trans Kadın Seks İşçilerine Yönelik Şiddet: Görünmezlik ve Cezasızlık Kıskacında Bir Varoluş Mücadelesi” başlıklı rapora göre, rapor için Türkiye’nin 10 ilinden görüşülen 233 trans kadın seks işçisinin % 74’ü ilk seks işçiliği yapmaya başladığı andan bu yana fiziksel şiddete, % 54’ü cinsel şiddete, % 69’u ise psikolojik şiddete maruz kalmıştır. Trans seks işçilerine ek olarak, trans olmayan kadın seks işçileri tecavüzler, işkence ve cinayetler ile hayatlarını sürdürmektedir. Erkek seks işçileri ise büyük bir görünmezlik altında çalışırken, maruz kaldıkları şiddet türleri çoğunlukla görmezden gelinmektedir.

 

Bizler Türk Tıp Öğrencileri Birliği Üreme Sağlığı Çalışma Kolu olarak seks işçilerinin maruz kaldıkları bu şiddet olaylarını kınıyoruz ve bu haklı mücadelelerinde sonuna kadar seks işçilerinin yanındayız. 

 

Hazırlayan:Ezgi Sönmez